YASİN SURESİ 38-40 AYETLERİ BİLİMSEL HATA MI?

Esirgeyen Bağışlayan Allahın adıyla..

Yasin Suresinde 38 ve 40. ayetlerde güneşin hareketi üzerine enteresan tabirler var. Bazıları bunu eski bakış açısı ve bilimsel hata olarak görüyor bazıları kozmik gerçeklerin bildirilmesi. Şimdi bu konuya eğilelim.

Öncelikle diyor ki ayette.

Güneş kendisi için karar kılınan yere doğru akar (Yasin 38)

Kararlaştırılan, karar kılınan, yer-zaman gibi anlamlar verilmiş. Müstekar kelimesi kullanılıyor ayette. Yörüngesinde akar diyen de var. Ama kararlaştırılan karar kılacağı yani nihai durumuna doğru diyelim.

Devam eden ayette ise şöyle deniliyor:

“Ne Güneş Ay’a kavuşabilir, ne gece gündüzün önüne geçebilir. Hepsi belli bir yörüngede yüzerler” (Yasin 40)

Bu ayeti dünyanın döndüğüne delil olarak da göstermekte bazıları. Halbuki eski tefsirlerde güneşin döndüğüne (dünya etrafında) yorulmuş. Gerçekten de insanın bakış açısıyla güneş doğuyor, gündüz oluyor, batıyor gece oluyor, ay çıkıyor. Ay ve güneşin döndüğü çıplak göze gayet malum, gözümüzün önünde olan bir şey. Buna yorulması gayet normal ve bu, doğru da. İnsanın perspektifi hayatın gerçekliğidir ve bu bilimsel gerçekten daha az mühim bir şey de sayılmaz. Öte yandan bilimsel gerçeklik anlamında güneşin dünyanın etrafında döndüğü söylenmeyerek ama güneşin hareket ettiği söylenerek de bilimle ters düşülmüş olmuyor. Çünkü güneş ve güneş sistemi Samanyolunun merkezinin etrafında dönmekte. Samanyolu galaksisi de dönmekte vs. Gecenin gündüzün önüne geçmemesi ise dünyanın kendi ekseni etrafında sabit dönüşünden kaynaklanmakta beri yandan. Yine denilebilir ki gece ve gündüz dünyanın ekseniyle birebir şekilde gitmiyor, eksen eğiliyor ve böylece gece gündüz uzuyor kısalıyor. Bu da bir tür yüzüştür. Yani hepsi dünya feleğinde de yüzüyor, samanyolu etrafındaki güneş feleğinde de..

Bu ikisi şöyle düşünülebilir:

…..

Beri yandan, evrensel bakış açısından bakıldığında şöyle bir terslik söz konusu. Güneşin aya yetişmemesi ile dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşü niye birlikte zikredilsin? Evrensel bakışta bu ikisi arasında bir mantık görmek zor. Bir tek şu olabilir gibime geliyor. Başka bir surede Kıyamet suresinde 8 ve 9. ayetlerde kıyamet manzaraları anlatılırken “Ay karardığında.. Güneş ve ay birleştirildiğinde.. “ der. Yani bir diğer ifadeyle güneş tutulması ve peşine güneşin kızıl dev oluşu ve ayı yutuşu. Güneş aya yetişmiş oluyor yani. Güneşin kızıl dev oluşu hakkında bknz.

Gecenin gündüzün önüne geçmesi meselesi de kıyametin kopma manzaralarından olan ve hadislerde geçen “güneşin batıdan doğuşu” yani dünyanın tersine dönmeye başlamasıyla mümkün. Dolayısıyla evrensel düzeyde, kozmik anlamda “kıyamet kopana kadar” denilmiş oluyor burada adeta. Dolayısıyla denilebilir ki Yasin 38-40’da çıplak göz gerçekliği bilimsel gerçeklikle zıtlaşmadan, onu biraz örterek öne çıkarılıyor. Bunun sebebi ise şu olabilir ki, bilimsel gerçek gece ve gündüz hadisesini çok sıradanlaştırıyor. Bilimsel anlamda bile olsa ona odaklı düşünmek gerekir. Konu ile ilgili Bknz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 5

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ